Kur'an'da ´Savm´ Kavramı (Oruç)

SAVM

‘Savm’ Sözcüğü temel olarak, sürekli yapılan fiilerden kendini –bir süreliğine- alıkoyma, tutma, geri durma anlamında kullanılmıştır. Yemek yememe ve bir şey içmeme, konuşmama, yürümeme, gibi fiiller, sürekli yapılıyor oluşundan, bunlardan kişinin kendini alıkoyması, ‘savm’ sözcüğü ile ifade edilmiştir. Rüzgarın esmemesi, Güneşin tepede olması da, ‘savm’ sözcüğü ile ifade edilmiş. Yine, kendini -yem yemekten alıkoyan ata da ‘saim’ denmiş.

Asıl ıstılahi anlam kazanan ‘savm’ –oruç- ise, kişinin iman eksenli ve kendi iradeiyle ‘bedenin temel ihtiyacından, iman ettiği odağın –ilahın- yaptırımında, önerildiği şekliyle kendini alıkoyması... Bunu yerine getiren kişinin inancının bütünlüğünde orucun, özel bir yere sahip olduğu da bir gerçektir. Yani ‘orucun’ –savmın- kişinin imanında onun geldiği yerle ‘yakından alakalıdır.’ Şu ayet, söylemek istediğimiz hususu kuşatmıştır:

‘’ Şüphesiz, müslüman erkekler ve müslüman kadınlar, mü'min erkekler ve mü'min kadınlar, gönülden (Allah'a) itaat eden erkekler ve gönülden (Allah'a) itaat eden kadınlar, sadık olan erkekler ve sadık olan kadınlar, sabreden erkekler ve sabreden kadınlar, saygıyla (Allah'tan) korkan erkekler ve saygıyla (Allah'tan) korkan kadınlar, sadaka veren erkekler ve sadaka veren kadınlar, oruç tutan erkekler ve oruç tutan kadınlar, ırzlarını koruyan erkekler ve (ırzlarını) koruyan kadınlar, Allah'ı çokça zikreden erkekler ve (Allah'ı çokça) zikreden kadınlar; (işte) bunlar için Allah bir bağışlanma ve büyük bir ecir hazırlamıştır.’’ Ahzab: 35

‘’ sadaka veren erkekler ve sadaka veren kadınlar’’ İbaresinden sonra, ‘’oruç tutan erkekler ve oruç tutan kadınlar’’ ifadesi, bir nevi ‘ oruç hakkında özel bir yer konumlandırmıştır; ardındaki şu ifade ile birlikte ‘’ırzlarını koruyan erkekler ve (ırzlarını) koruyan kadınlar,’’

Diğer bir yön olarak orucun, kişiye istikrar ve disiplin kazandırması, açıkça farkedilir. Yine kişiye işlediği bir suçtan dolayı ‘bir müeyyide’ olarak gelmesi de, sözkonusu kişiye ‘o suçu bir daha tekrarlamaması açısından ve affedildiğini düşündürmesi açısından bir kolaylıktır.

‘’Ey iman edenler, siz ihramlıyken avı öldürmeyin. Sizden kim onu kasıtlı olarak (taammüden) öldürürse, cezası, hayvandan öldürdüğünün bir benzeridir. Buna da, Kabe'ye ulaşmış bir kurbanlık olarak içinizden adalet sahibi iki kişi hükmedecektir. Veya yoksulları doyurmak veya onun dengi oruç tutmak olan bir keffaret vardır. Böylelikle işlediğinin vebalini tadmış olsun. Allah geçmişte olanı bağışladı. Ama kim tekrarlarsa, Allah ondan öc alacaktır. Allah üstün ve güçlü olandır, öc sahibidir.’’ Maide: 95

Bazen de, insanın içine düştüğü durumdan kurtulması için bir yoldur.

‘’Artık, ye, iç ; gözün aydın olsun. Eğer herhangi bir beşer görecek olursan, de ki: 'Ben Rahman (olan Allah) a oruç adadım, bugün hiç kimseyle konuşmayacağım.' ‘’ Meryem: 26

Buradaki her ne kadar kanuşmama orucu ise de, bir şeyden kendini alıkoyma anlamında ve karşı tarafa dik durma anlamında ‘Allah rızasına uygun hareket etme’ yolunun insana açılması sözkonusudur.

‘’ (Oruç) Sayılı günlerdir. Artık sizden kim hasta ya da yolculukta olursa tutamadığı günler sayısınca başka günlerde (tutsun). Zor dayanabilenlerin üzerinde bir yoksulu doyuracak kadar fidye (vardır). Kim gönülden bir hayır yaparsa bu da kendisi için hayırlıdır. Oruç tutmanız, -eğer bilirsenizsizin için daha hayırlıdır.’’ Bakara: 184

En nihayette oruç, açlığı bilip- idrak etmektir. İnsanın Rabbine şükrüdür; Rabbinin bahşettiği niğmetlere karşın, insandan özgür iradesiyle -gelebilecek bir eylem, bir cevaptır. İradeyi zorlayan ve geliştiren bu eylem, Rabbinin ona gösterdiği yolda yürümesini kolaylaştıracaktır. Açlığı hatırlayacak ve şahsında ‘açlıkla yüzyüze kalanları, imkanları kısıtlı olanları, daha iyi anlayacak, onlara göstermesi gereken ilgiyi- hassasiyeti yakınen ve daha iyi idrak ederek gösterecektir. Oruç, Allah’ın niğmetlerine olan bağımlılığımızın ve ilgimizin nasıl/neler olması gerektiğini de düşündüren ve gereksiz bağımlılıkların ihtiyaç olmadığını da gösteren ve bunlardan feragat edip, öncelikli niğmetlerin ‘mahrum kalanlara’ ulaştırılmasına yönlendirir. Alemlerin Rabbinin ‘orucun bizim için hayırlı olduğunu bildirmesi de, oruçta daha pek çok unsurun, yani ‘insana değer katan’ yönlerin olduğunun bir göstergesidir.

Adnan Zengin